BAŞKANIN ÖZGEÇMİŞİ
BAŞKANIN MESAJI
BAŞKANA ULAŞIM
FOTOĞRAF ALBÜMÜ
BELEDİYE TARİHÇESİ
BELEDİYE MECLİSİ
ENCÜMEN
İHALELER
FAALİYET RAPORLARI
MÜDÜRLÜKLER
ESKİ BAŞKANLAR
KAMU HİZMET STANDARTI
STRATEJİK PLAN
HABERLER
DUYURULAR
ETKİNLİKLER
KAYBETTİKLERİMİZ
OKULLAR
MUHTARLAR
KASABA TARİHÇESİ
e-BELEDİYE
e-Rehber
Nikah İşlemleri
CAMİLER
TARİHİ YERLER
SOSYAL TESİSLER
YÖRESEL
FOTOĞRAF GALERİSİ
GENEL BİLGİLER
İLETİŞİM FORMU
TELEFON REHBERİ
Ziyaret Belediyesi
» Ziyaret  » Kasaba Tarihçesi
Kasaba Tarihçesi



Kültürel mirasa sahip çıkmak, gelecek nesillere karşı en önemli görevlerimizden biridir. Bunun göstergesi olan bu eseri Ziyaret Belediyesi kültür yayınları arasına katarak , hemşerilerimizle paylaşmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Tarih boyunca insanlığa ışık tutmuş ,ufuklar açmış hedefler ortaya koymuş bu hedefleri ortaya koyarken de etrafındakilere kendi buluşlarıyla en güzel örnekleri sunmuş kutup insanlar vardır.Özellikle Ziyaret Kasabasının tarihi içerisinde bu tür örnek şahsiyetler çok fazladır. İnsan eseri ile anılır.Musikiden edebiyata,mimariden sanata kadar her alanda sayısız esere sahip kasabamız bu yönüyle tam bir kültür şehridir. Geçmişin sultanlarından, sanatçılarına ,edebiyatçılarına ,ilim ve siyaset adamlarına kadar ,yaşadığı zamana damga vurmuş bu insanlar Ziyaret yöresinin toprağına değer katmışlardır.Bu zenginlik her kasaba ya nasip olmaz . Tarih yalnız savaşlar ve barışlar mecmuası değil, aynı zamanda geçmiş asırlarda yaşanan hayatın aynasıdır. Geleceğimizi iyi inşa etmek için bu aynaya iyi bakmamız gerekiyor. İleri milletler aynı zamanda milli şuuru da gelişmiş olan milletlerdir.Bizim de kuvvetli bir tarih şuuruna sahip olmamız gerekiyor.Bilim adamları ve yöneticiler bu husus da üstüne düşeni yapmalıdırlar. Ziyaret çok eski çağların izlerini üzerinde taşımaktadır. Bununla beraber zamana karşı koyarak ayakta kalan ve bugünde beldemizin en nadide incileri olan tarihi eserler ,tamamen Türklerin oluşturduğu medeniyet abideleridir. Bugün üzerinde yaşadığımız vatan toprağını ,bizden sonra ki nesillere ebediyen vatan olarak bırakmanın bir yolu da milli şuurunu devamlı beslemektir.Ortak değerleri paylaşan sağlıklı ve dinamik bir toplum oluşturmak için kuvvetli bir tarih şuuruna ihtiyacımız vardır.Bugün buna her zamankinden daha fazla muhtacız. Ziyaret Kasabası beldelerin sultanı , sultanların beldesidir.Amasya tarihi kadar eski medeniyetler görmüş geçirmiştir.Yeşilırmağın kıvrımları boyunca uzanır.Amasya’nın çok yakınındadır.Şehrin tarihi dokusundan yemyeşil bir vadiye uzanırsınız.Her devrin bereketli toprakları,çalışkan ve güler yüzlü insanları karşılar sizi.Her çeşit meyvenin görülebileceği ender beldelerdendir.Halkının yöresel kıyafetlerle edep içerisinde, Osmanlı adabının yaşandığı özel yörelerdendir.Eğitim tarihine baktığımız zaman mekteplerin,medresenin ve tekkenin bir arada bulunması halkının da özel yetişmesine katkı sağlamıştır.Ziyaret insanlarının kumaşın da devlet terbiyesi vardır.Yerli yabancı fark etmez herkes herkesle mutlaka selamlaşır. Yardımlaşma üst seviyededir. Mahalle aralarındaki yoksullara yardım edilir. Yiyecekleri de yöreseldir. Köy fırınlarında ki caplara konan keşkekler,düğünlerdeki toyga çorbası,ramazan ayının sahurlarındaki akıtmalar,erişteli pilavlar, baklalı dolmalar, yağlılar, çörekler,bamya yemekleri Ziyaret Kasabası kültüründe ayrı bir değer taşımaktadır. ZİYARET KASABASININ ADININ KAYNAGI “Ziyaret adının nereden geldiği hakında tarih kitaplarında çeşitli rivayetler vardır. ikdü-l Cüman’da, Bedreddin Mahmud el-Ayni diyor ki: «Zemendu, “za” ve “mim”in fethası, “nun”un ve sonundaki “vav”ın sükûnu ve “dal”ın ötresi ile güzel ve müstahkem bir beldedir ki buraya, “za”nın kesresiyle «Ziyare» denir. Yani Zemendu ; Ziyaret kasabasındaki kalenin ismidir.Zemendu ismi değişerek Ziyere olduğunu Bedreddin Mahmud el-Ayni açıklamıştır. “ “Abdizade ziyaret kasabasını yıllar önce şu şekilde tarif etmiştir. Eski mevkii, kuzey doğusundan, güneybatısına doğru uzun bir vadi olup, asla değişmemiştir. İris-Yeşilırmak’ın iki sahili üzerinde kurulmuştur. Ortası düz, güney ve kuzey tarafları eğilimli, genel manzarası gayet güzeldir. Amasya’nın kuzeydoğusun da bulunan Zemendu-Semendu Ziyere mahallesinden güneybatısında bulunan boğazın sonunda Çalan Mevkiine kadar, toplam uzunluğu yaklaşık 13km’den ibarettir. Eni kademeli olarak 1000 metreden 3 kilometreye kadar genişlemektedir. Doğu ve batı tarafları geniş birer ova ve üç tarafı gönlü hoş eden bahçeliklerdir. Devamında da Amasya’nın doğu tarafında bulunan Ziyere Mahallesi’nin eski adıdır.” Buradan da anlaşılıyor ki bazı kitaplarda Ziyaret kasabasından Zemendu veya semendu ismiyle bahsedilmektedir. Amasya’dan bayanların Cuma günlerinde ve kadınlara özel olan mesire yerleri için Ziyaret’e geldikleri bilinmektedir.Ziyere bağlarının o dönemde de çok meşhur olduğundan bahsedilmektedir. “Zümani Kadimde Küdüsi Mübarek tesmiye kılınan bu mahalle Amasya’nın şirin bir mahallesi olup kasabaya 5 km lik mesafede bağlık ve bağçalik şirin bir yerdir.Bağlarında yetişmekte olan bamye ve misket elmaları meşhurdur.Halkı gayet cevval ve çalışkandır. “ Ziyaret kasabasının eski isimlerinden birisinin “Küdüs” olması buranın çok önemli bir yer olduğunun göstergesidir. Amasya’nın büyük kiliselerinden biri olan “Zive” kilisesi de kasabamızdaydı. Aynı zamanda Aynalı Mağara da Rahip adına yapılmış çok değerli bir eserdir. Bu nedenle Ziyaret, Türklerden önce de Hıristiyanlığın önemli bir dini merkezdi. Hüseyin Hüsamettin’in eserinin bir bölümde Ziyaret şu şekilde anlatılmaktadır.”Amasya’nın kuzey-doğu ucunda, Akdağ’dan ayrılıp, Yeşilırmağa doğru inen ufak bir dağın eteğindedir. Önünde bulunan derenin doğu kenarındadır. Etrafı, eskiden duvar ile çevrili olduğu, bağlarının kenarında ve dağ eteğinde görülen temel taşlarından ve duvar harabelerinden anlaşılmaktadır. Bu Ziyere, eskiden muhkem bir kale ve güzel bir beldenin ismi olup, daha eskiden de «Zemendu», yahut «Semendu» idi. Bugün, halk arasında, ‘hayra’ vezninde, «Zeyre» deniyor.” Bu tarihi metne bakarsak Ziyaret Kasabasının kuruluş yeri Camiönü merkez alınarak , etrafı surlarla çevrilmişti.Daha sonra Zemendu kalesi yukarı tepeye kurulmuştu. “ İlk dönemden itibaren Amasya, güney-batı tarafında bulunan Çalak mevkiinin kuzey doğusundaki Ziyere’ye, kuzey taraftan da Ergumaya kadar, üç taraftan üç saatlik mesafe üzerinde olduğu halde; daha sonra ortaya çıkan iç çekişmeler ve haçlılarla olan savaşlarda son derece hasar görmüş ve boydan boya yakılmıştır. İslam döneminin ilk yıllarında, buranın binaları yenilenerek eski medeniyet yerine, İslam medeniyeti hakim olmuş ve Amasya yeniden, İslam medeniyeti esası üzerine inşa edilmiştir.” Haçlılar Amasya’yı altına üstüne getirdiği gibi Ziyaret kasabasını da yıkmışlardı.En büyük hasarı bu kasaba gördü.Zemendu kalesiyle birlikte evleri de ortadan kaldırdılar.Daha sonra Türklerin bu kasabaya gelmeleriyle birlikte yeniden imar edildi. “Lakin, Amasya’da meskun olan, Sanit/Sanlı Türklerinin, buraya, «Sanit» demeleri, daha sonra, tahrif olunarak, «Semendu» denmesi muhtemeldir. Sanlar Anadolu’da Tûrânîlerden bir oymak olup Fransız tarihçilerinden Luba’nın anlatımı üzere Sevincler demektir. Amasya’da Sevinclerin hükümet merkezi bugün “Ziyâre” şeklinde meşhûr güzel bir kasaba olup, bunların zamanında “Sanit” ve sonrasında değişerek “Semendu” dendiği giriş bölümünde izâh edilmiştir. ” Bu metinden de anlaşılacağı gibi ziyarete ilk yerleşen Türk boyu Sanit-Sanlı Türkleriydi. Kalesinin adının da «Semendu» olması bunun en önemli kanıtıydı. “Bizans Hükümeti zamanında bu güzel belde, Amasya’nın gezilmeye ve görülmeye değer bir mevkii imiş. Nitekim, Emeviler den beri Amasya’ya gelen Müslüman fatihlerin burayı ziyaret etmeleri; Amasya emini, Melik İsmail Gazi-i Danişmendi’nin buraya sığınıp , ordusunun bir kısmıyla Amasya’ya girince 493/(1 100) de, adı geçen meliki burada tazyik etmesi, Amasya şehrini tamamen yakıp yıkması gibi olaylar bunun delilidir. “ “ Eskiden Amasya çevresi; önsözden öncede anlatıldığı gibi Zemendu mevkiinden Çalan mevkiine kadar uzanan ve kayalarla çevrili olan genişlik ve uzunluğun tamamı olan ırmağın güney ve kuzey tarafları genellikle buraya dahidir.Fakat 491 (m.1098) yılından itibaren haçlıların Amasya ya saldırmaları üzerine , Amasya emiri Melik İsmail Danişmendî‘in kahramanca müdafası sırasında , Yeşilırmağın güney tarafları ve Zemendunun tamamen harap olduğu , geri kalanının da yandığı İkdü’l-Cümân, el-Aylemü’z-Zahir’de yazılıdır ve diğerlerinde de anlatılmıştır.” “Frenklerin harâp ettiği /313/ Semendu (Ziyâre) kasabasını kısa zamanda yeniden onararak “Dânişmendiyye” adını vermişti. Bu kasaba sonradan genişleyerek mahallelere ayrıldı. Dânişmendiyye kasabası bir mahalle adı ile anılarak “Dânişmend Mahallesi” dendiği eski kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bu kasabayı büyütüp ve Ondan sonra da adını değiştirerek Dânişmend ismiyle yücelten Selçuklu Sultân Mesut olmuştur.” Bu vesikalardan da anlaşılacağı gibi Avrupa Haçlı ordusu Amasya ya saldırdığı sırada 1100 yıllarında Amasya Emiri Melik İsmail Danişmendî Ziyaret kasabasına sığınmıştı. Zemendu kalesinde kalmıştı. Türkleri buraya toplamış ,Amasya’yı buradan savunmuştu.Haçlı ordusu bu dönemde Amasya’yı yakmış yıkmıştı.Hatta Amasya da olan kiliseleri dahi yıkmışlardı.Bu yıkılan kiliselerin taşları daha sonra Torumtay türbesinde ,Yörgüç paşa camiinde ve diğer eserlerde kullanılarak günümüze kadar gelmişti.Bu sırada Ziyaret kasabasını da yakıp yıkmışlardı.Danişmend Gazi bu kasabayı yeniden inşa etti. Daha sonra Ziyaret Kasabasına Danişmend ismini vermişti. “Amasya’da bulunan eski vesikalarda, genellikle bu mahallenin adı, Ziyare olmak üzere kayıtlı ve bu isimle meşhur olup, «Zire» denmesi, Ziyare’den gelmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu mahalleden, zuhur eden ve 690/(1291) tarihinde, Anadolu’da çok meşhur olan Hoca Muhibbüddin Mevdüd ez-Ziyari’nin 787/ (1385) ‘de vefat eden torunu Saidüddin Mevhüb b. ez-Ziyari, Şadgeldi Paşa Türbesi önünde medfundur. Nam ve şöhreti kabir taşında yazılıdır.” Eski kayıtlara baktığımız zaman Ziyaret kasabasının değişik isimlerini gördük ve bunları anlattık. İlk olarak Kudüs isminin verilmesi çok özel bir belde olduğunu göstermektedir. Daha sonra Sanlı Türklerinin buraya yerleşmesiyle birlikte Semendu veya Zemendu isimlerinin verildiği tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır.Danişmendlilerin 1077 yılında Amasya’yı fethettikten sonra 1100 yıllarda Ziyaret beldesine gelerek yerleşmeleri bu nahiyenin ne kadar önemli olduğunun ispatıdır. Danişmend adını bu beldeye vermiştir.Daha sonra 1291 yılında Ziyaret Kasabasından Anadolu’da çok meşhur olan bir alim ortaya çıkmıştır. Hoca Muhibbüddin Mevdüd ez-Ziyari Hazretleri ; Hicabi Babanın olduğu yerde ilk Türk yerleşim merkezini kurmuştur.Buraya okul,hamam ve tekke yaptırmıştır.Ziyaret’in ismi de bu mübarek insanın adından ilham alınarak bu güne kadar gelmiştir.Ziyari Hazretlerinin adı Ziyaret olarak beldemizde hala yaşamaktadır.Türkler yerleşim politikası gereği Gayri Müslimleri yani Rumları ve Ermenileri rahatsız etmeme adına şehirlerin dışına mesken kurmuşlardı. Müslüman olmayanları korkutmamak için ve onları İslam dinine ısındırmak amacıyla beldenin içerisine yıllar sonra yerleşeceklerdi.Bunun içindir ki Müslüman mezarlığı beldenin girişine yapılmıştır.Hala günümüzde de aynı yerindedir.Ama Rum ve Ermenilerin Hıristiyan mezarlığı da bugünkü babaküstü mahallesinin altındadır. “Burası, eskiden çok meşhur olup, suyu gayet soğuk, havası da gayet sağlamdır. Fakat, eski kalesi şehrin kuzeyinde, körfez bir mevki de olduğundan, oranın havası ağırdır. Kalenin harabesinden pek az kısmı görülmektedir. Havarizmli Kırban burada vefat etmiştir. Ziyare’nin umumi manzarası açık olup. Amasya şehrine nazır ve Yeşilırmak’a meyillidir. Doğu kısmından başka yerleri, genellikle, bağ, bahçe, yeşillik ve bostandır. Elmanın; birincileri buradan çıkar. Çeşitli mahsülleri pek bol o1up, her çeşidi gayet makbuldür. Suyunun çokluğu ve makbul olması, bağlarının genişliği ve güzelliği, Ziyere halkının hususi teşebbüslerini artırmaktadır.” Burada şu husus çok önemlidir. Hususi teşebbüsü hala devam etmektedir.Girişimci kişiliği ,üretimdeki becerisi günümüzde de görülmektedir. “Selçuklu sultan Mesud’un Amasya’yı hükümet merkezi yaptığı zaman, şehri yeniden imar ederek, eski nizamına kavuşturmuş ve bir de saray yaptırmıştır. Sultan Mesud, bahar günlerinde burayı sık sık ziyaret etmesinden ve köşkünde oturmasından dan dolayı «Zemendu» sözünün «Ziyare’ namıyla yad edildiği, yahut, ’Ziyare» nin, «Zemendu» lafzından geldiği zan olunur.” “538(m.1143) tarihinde Amasya emirliği Selçuklu Saltanatının himayesi altına girmiştir. Amasya saltanat merkezi olmuştur.Selçuklu Sultanı Mesud Yeşilırmağın harâp olan taraflarında bir yeni şehir kurmuştur. Zemendu’yu yenilemiştir.(Ziyaret Kasabası Kalesi) Köprü kasabasının doğusunda olan mevki’de Amasyada ki gibi yeni bir şehir daha kurmuştur. Yeşilırmağın güney taraflarını “Simure” ve kuzey doğu tarafında olan Zemenduyu1 “Ziyâre”(Ziyaret Kasabası) ve Amasya yakınında olan diğer yeni şehri “Kedagra” nâmıyla isimlendirmiştir.” Burada ki metinden şunu anlıyoruz ki Selçuklu Sultanı Mesud’un Ziyaret Kasabasına çok sık geldiğini ,bahar ve yaz aylarında kasabamız da kaldığını biliyoruz. Bugün ki baraj mevkiinde bir köşk yaptırmıştır. Danişmendlilerden sonra Selçuklular da Ziyaret Kasabasını yeniden imar etmiştir.Sultan Mesud Han Ziyaret Beldesinin çok değerli alimi olan Hâce Muhibüddin Mevdûd ez-Ziyarî’yi kendisine yardımcı ve memleketin mali işlerinden sorumlu nazır olarak atadı. “ Hicri 120 senesinde Hişâm’ın oğlu Emîr Süleymân , bunları takviye için Şam’dan ordusu ile kalkıp Harşene’ye geldi. Harşene köyü olan Semendu (Ziyâre) kasabasında ikâmet edip Rûm komutanı Yuavnnis’in Pon kıtasına yapacağı askeri harekatı durdurmuş oldu. “ Emevilerin komutanı Hişâm’ın oğlu Emîr Süleymân da kasabamıza gelip bir süre oturduğunu bu tarihi kayıttan anlıyoruz. “ Fakat haçlı ordusu Melik Gâzi İsmail Hân’ın çetelerinin gece baskınlarından çok fazla sıkılmıştı.Amasya’da kaldıkça sıkıntının artacağını anlamış olmalıdırlar ki Amasya’da üç ay kadar ikâmet ettikten sonra ya adı geçen melîk’in yaptığı plandan haberleri olduğu veya da yiyecek içeceğin giyeceğin yokluğundan sıkıntı çektikleri için Semendu (Ziyâre) kasabasını diğer kalan yerleri de yıkarak Amasya’dan kalkıp geldikleri yerden gitmeye mecbûr oldular. “ Haçlı ordusu Amasya’ yı da yakıp yıktığı gibi Ziyaret kasabasını da yıkıp tahrip etti.Bu beldeyi Danişmenliler,Selçuklular ve Osmanlılar çok sevmişlerdi. Bu kasabaya eserler bırakmışlardı.Osmanlının Amasya şehzadesi ve Osmanlı Sultanı II.Bayezid’de Kasabamız da kalarak av yapmıştı.Bugün ki Gölbaşı mevkiini yeniden düzenlemiştir.